Beden Zindeliği Sadece Hareket Ve Yeme İçmeden İbaret Değil – kadinim.com

Tümüyle iyi olma halimizin ana ve görünen kısımlarından biri beden zindeliği. Bedenimiz evimiz ve Hz. Mevlana’nın dediği gibi her daim bir misafire hazırlıklı olacak şekilde bu bedene iyi bakmak gerek.

Beden aslen kayıt tutan, bilgileri not eden ve tabii bilge olan. Bedenin bir hafızası var hatırlıyor, duyguları tutuyor, biriktiriyor, zamanına uygun olarak yaş alıyor, hayat koşturmacasında bizi destekliyor. Aslen her daim özeni hak ediyor.

Evet, bazen duygular ve ruh halimiz bedeni etkiliyor, canımız hiç bir şey yapmak istemiyor, bazen de tam tersi beden duyguları ve ruh halini etkiliyor, basit bir grip bile canımızı sıkabiliyor. Bu yüzden tümden iyi olma çabamızda hem bedene hem ruha hem duygulara hem de zihnimize sahip çıkmamız, olabildiğince farkında hereket etmemiz, tüm çarkları döndürüyor.

Bedenimiz enerji üretiyor ve enerji harcıyor. Bu yüzden enerji kaynaklarının üretimine ve tüketimine dikkat etmemiz önemli. Gözümüz kulağımız bedenimizi izliyor, onun sesine kulak veriyor olmalı. Beden bazen bir şeyi sadece fısıldıyor bazen de bas bas bağırıyor. Mesela çok koştuğumuzu, gereksiz hızlandığımızı anladığında bize ufak sinyaller gönderiyor, bakıyor anlamıyoruz hop bir sakatlık yaşıyoruz yani bize “Biraz dur yoruldum” diyor.

Nereye gidersek gidelim hayatımız boyunca yaşayacağımız yer bedenimiz. O yüzden biraz daha hassasiyet geliştirmeli, ne yaptığımızın gerçek anlamda bilincinde olmalıyız.

Evet, beden bilge ve kendi kendini iyileştirmek üzere tasarlanmış harika bir mekanizma. Modern çağın hızı içerisinde hastalıklara da pek tahammülümüz yok. İstiyoruz ki hemen ayağa kalkalım hemen hayata katılalım hemen güçlü olalım. Güçsüzlük de sevmediğimiz bir şey. Sosyal medyada varsak orada da güçlü, mutlu, huzurlu ve iyi görünmek istiyoruz. Doğadaki hayvanlara bakarsak bedenleri rahatsızlandığında sakin bir köşeye çekilir ve olabildiğince dinlenirler. İyileşmeyi zamana bırakırlar. Ama genelde şehir insanının böyle bir sabrı yok, bu yüzden hemen ilaçlar, doktorlar ve iyileşmeyi hızlandıran destekler almak istiyor.

Zaman bunu gerektiriyorsa eh ne yapalım, bunlardan yararlanacağız elbet. Ama bunun dışında bedenin enerjisini etkin yönetmek adına biz ne gibi önlemler alabiliriz? Nelere dikkat edebiliriz? İç ve dış dengesi bozulduğunda bedenimiz iyi çalışmıyor. Yanlış besinler, stres, hava kirliliği, elektromanyetik alanlar, uyku eksikliği, aşırı yüklenme gibi modern hayatın gerçekleri bedenimizin dengesini korumasını güçleştiriyor. Bağışıklık sistemi zayıfladığı yani enerjimiz düştüğü zaman, strese dayanıklılığımız azalıyor ve daha kolay hasta oluyoruz.

İlk alan uyku. Bugün bilimin geldiği ortak nokta, uykunun sadece beden değil zihin sağlığı için de çok önemli olduğu. 7-8 saatlik düzenli uyku beden için altın değerinde. İyi uyku için yapılması gerekenler var ama ayrı bir yazıyı hak ediyor. Düzenli uyku önemli çünkü beden borçlanmayı da pek sevmiyor. Yani şu 3-4 gün uyumayarak geçsin ama sonra 2 gün yataktan hiç çıkmayayım olayı sürekli yapılabilecek bir şey değil. İyi uyku bilişsel beceriyi destekliyor. Mesela ertesi gün çok önemli bir toplantı var kararlar almanız gereken bir durum varsa iyi uyku önemli bir destekleyici.

İkinci alan su. Şehir hayatında özellikle iş hayatında bedenimizi rahatlıkla susuz bırakıyoruz. Oysa sadece bedenin su düzeyini yüzde 2 iyileştirsek, gene bilişsel becerilerimizi olumlu desteklemiş oluruz. İsteyerek ve bilinçli bir şekilde gün içinde düzenli su içmemiz, suya erişimimizin olmasına dikkat etmeliyiz. Çantamızda, işyerinde, sporda, toplantıda yanımızda hep su olmalı.

Üçüncü alan beslenme. Bu alan üzerine uzmanları tarafında çok şey yazılıp çiziliyor ve belki de zaman zaman kafamız karışıyor. Burada gene en büyük bilge bedenin kendisi çünkü neye ihtiyacı varsa zaten size fısıldıyor. Yeni akım gökkuşağı renklerinde yemek. Tabaklarımızda tahıl, baklagil, sebze ve protein dengesini gözetmek. Mevsiminde, taze ve mümkünse iyi tarım ürünlerini tüketmek.

Dördüncü alan aktivite-egzersiz. Atalarımız çalışan demir ışıldar demiş. Burada illa haftada 3 kez spor salonunda olmayı şart koşmak yerine, mümkün olduğunca aktif bir hayat sürmek. Asansör yerine merdiveni kullanmak, arabayı biraz uzağa park edip veya metroda bir durak erken inip yürümek bedene iyi geliyor.

Beşinci alan dinlenme ve molalar. Hızlanmak için zaman zaman yavaşlamayı bilmek, gün içinde kısa molalar yaratmak, enerji molasına olanak varsa sadece 10 dakika gözleri kapatmak, bedeni gevşetmek ve dengesini toplamasına yardımcı olmak.

Altıncı alan olumsuz alışkanlıklardan bedeni korumak. Bu alanı en iyi kişinin kendisi bilebilir ama genel kabul, sigara, alkol, aşırı teknoloji kullanımı gibi alışkanlıkların sadece bedeni değil zihinsel kapasitemizi de aşağı çekebileceği yönünde.

Ve yedinci alan nefes. Yaşamsal süreçler içinde en önemlisi. Günde ortalama 25 bin nefes alıyoruz ve 3 dakika sonrasında nefessiz yaşayamıyoruz. Burundan gelen içeri giren ve çıkan bir havadan çok daha büyük bir anlamı var. Stres anlarında sinir sistemini düzenliyor. Tüm organlara oksijen gibi çok önemli bir çalışma kaynağını sağlıyor. Doğru nefes en basitinden burundan ve diyaframa alınan nefes. Günde 10 dakika doğru nefes teknikleriyle çalışmak tüm günü idare edebiliyor.

Sibel YÜCESAN