Buzlu Yol

Kış geldi, soğuklar hatta kimi yerlerde minik kar yağışları başladı. Gelin sizinle küçük bir imgeleme yapalım. Tam da içinde bulunduğumuz mevsime uygun bir imgeleme.

Kış aylarında araba kullandığınızı hayal edin. Kendinizi bir yolda buldunuz ve buzlu olduğunu farkettiniz. Ne yaparsınız?

Yolun buzlu olduğu bilgisini görmezden gelip, hiç aldırmadan aynı hızla devam mı edersiniz? Arabayı durdurur ve neler olabileceğini gözönünde bulundurup daha ileri gitmez misiniz,? Ya da hızlanıp tehlikeli durumu olabildiğince çabuk geçmeye mi çalışırsınız?

Alternatif olarak; yavaşlayıp hem kendinizi hem de içinde bulduğunuz durumu tam olarak değerlendirmek için daha fazlasını öğrenmeye mi çalışırsınız? Belki gözünüzün görebildiği kadar uzağa bakıp yolda başka buzlu alanlar var mı diye bakabilirsiniz – yoksa sadece burası mı? Önünüzdeki yolun eğimini kontrol edersiniz belki? Yol geniş mi dar mı veya yol kenarında hendekler mi var yoksa geniş ferah düzlükler mi? Bunlara bakabilirsiniz.

Peki, kullandığınız araç bu yol koşullarının üstesinden gelebilir mi, belki bunu değerlendirirsiniz. Belki de kendi becerilerinizi ve bu yol koşullarındaki sürüş deneyiminizi değerlendirmeyi düşünürsünüz.

Bütün bu detaylı bilgilerle durumu açık bir şekilde olduğu gibi görebilirsiniz ve uygun bir hareket şekli seçebilisiniz. Belki yolda üzeri buzlanmış küçük bir alan var ve arabayı sürmeye devam etmek gayet güvenli. Veya vites değiştirip yavaşlamaya ihtiyacınız olabilir. Belki durup zincir takmanız gerekecektir. Belki de geri dönüp başka bir rotadan ulaşmak istediğiniz yere gideceksiniz.

Bu seçeneklerin hiçbiri gideceğiniz yeri değiştirmenizi gerektirmiyor. Sadece bir an için durup içinde bulunduğunuz durumu ve seçeneklerinizi değerlendirmeniz yeterli. Ardında sizin için o anda en uygun, en akıllıca seçenek neyse onu seçmek.

Tabi söylenmek, şikayet etmek, kızmak ve tepkiyle, reaksiyonel olarak davranmak da mümkün. Genellikle yaptığımız gibi. Ancak olayla yanıt arasındaki o bir saniyelik boşluğu yaratmak size en akıllıca çözümü sunacak. Evet, bir saniye. Öyle çok görünmüyor belki, ancak acele ve koşullara bağımlı verilmiş bir kararın sonuçlarına katlanmaktansa –genellikle bunlar başarısızlık öyküleri hatta romanları ile sonuçlanır, hepimiz biliyoruz 🙂- içinde bulunduğumuz durumu ve seçeneklerimizi değerlendirerek yapacağımız akıllı bir seçim bizi istediğimiz yere güvenle götürecektir.

İşte mindfulness o bir saniyelik boşluğu sağlıyor. Daha akıllıca seçimler yapmamızı sağlayan, yaratıcılığımızı ve performansımızı arttıran o bir saniye.

İyi sürüşler, akıllı seçimler dilerim 🙂

Uzm Dr Eda Uslu
Mindfulness Eğitmeni, CPCC