Hayat Dediğin Ne Ki?

Bazen çok ağırlaşıyor beden, bazen çok enerjik oluyor. Bazen çok mutlu, bazen de bir hüzün ki neden olduğunu bile anlamadan tüm güne yayılıyor. Nereden başlıyor her şey, ne tetikliyor tüm bu sistemi, nasıl oluyor da bir gün çok inandığın bir şey diğer gün aklına bile gelmiyor? Neden hep aynı kendine sinir olduğun davranışları sergiliyorsun, neden bir duramıyorsun, değiştiremiyorsun? Neden ağladığın üzüldüğün bir şeyi başkası yaşadığında kaçıyorsun, görmek duymak istemiyorsun? Neden seni mutlu eden bir şeyi başkası yaşadığında önemsizleştiriyorsun? Neden hep bir eksik, bir fazlalık var? Neden beğenmek, beğenmemek durumundasın ve buna göre hayatının değerini belirleyen başka şeylere ihtiyaç duyarsın? Nedir seni değerli yapan, önemli yapan? 

Böyle de bakılabilir hayata, başka türlü de.

Ben bu soruları sormayı ve cevap vermeyi bırakalı çok oldu. 

Her gün yeni bir gün oluyor, her gün kendini geliştirmek için bir fırsat, başkalarına dokunmak için hayata karışacağın bir yolculuk. Her gün kendin için yapabileceğin bir çok olumlu ve iyi olasılık yaratma heyecanı var. Bazen oluyor, bazen olmuyor, hepsine eyvallah. Kendin için ilerledikçe çevrendeki kişilerle de ilişkilerini ilerletebiliyorsun. Takılmamayı, yargılamamayı seçtiğinde engel de kalmıyor. Engel olmayınca sen kendine en basit soruyu sorabiliyorsun? Ne istiyorum? İstediğin şeyin en erdemli, en olumlu ve geliştirici olduğunu zaten niyetinden bilmenin verdiği huzurla kendin için en iyisini seçiyorsun. Sen seçim yaparken biliyorsun ki bu seçim senin gibi senin sistemindeki herkesi etkileyecek ve bu iyi bir şey. Özüne güvenin artıyor, özünden gelen kaynakları kullanma cesaretin ve istediğin kararlılıkla büyüyor. Kazanan sadece sen olmadığında sevinci, keyfi de paylaşacağın bir çok kişi oluyor çevrende. Birlikte üretmek biliyorsun ki sen iyi olursan onlar iyi olur, aynısı onlar kötü iken senin iyi olman da mümkün değildir zaten. Yaşadığın her bir olay öğretindir, her bir kişi de öğretmenin. Tüm evren senin bir aynan, sen de diğerlerinin aynasısın. Yaratılanı, üretileni birlikte paylaşmak ve birlikte üretmek ve emek harcamak en önemlisi gelir sana. Bunun için her gün yeni bir gündür, yargısız, iyi kötü demeden olduğu gibi kabul ettiğin bir yolculuktur bu. Soruların saf meraktan sorulduğu, cevapların saf bilgiden, esas kaynağından geldiği bir gün yaşarken öğrenirsin de. Öğrendiklerin seni yukarı taşıyan, özgürleştiren, geliştiren bilgilerdir. Bunları zamanı gelince yine birlikte yaratmak için kullanacağını bilirsin. Tek başına kalınca hayata bir adım geri gecikip bakarsın, şükretmek, teşekkür etmek, dinginleşmek, sadeleşmek ve basitleşmek için. Bu da senin durgun sularında kendini daha iyi görmeni sağlar. Durgun sulardaki berraklıktır senin özün. Özüne güven, ancak özünü gördüğünde yarattığındır. Eğer kendinden başkalarına bakarsan onların oluşlarındaki sınırlar, belirsizlikler, yetersizlikler seni sarmalayabilir. Sen hep kendini keşfe önem ver, sen öncesin, sonra başkaları. Önce ben, hep ben değil. Senden başlayan her şey seninle devam eder. Sen ne kadar iyi isen, çevren de o kadar iyi.