Hayatının Yazarı Olmak İster misin?

6 kişi karanlık bir odaya alınmış. Odanın içinde bir fil varmış ve her biri filin farklı bir bölgesinin yanına yönlendirilmiş. Bir tanesi filin bacağına dokunmuş ve demiş ki “fil sütun gibi bir şeydir”. Bir tanesi filin gövdesine dokunmuş ve demiş ki “fil ağaç gövdesi gibidir”. Bir tanesi filin kuyruğunu hissetmiş ve demiş ki “fil ipe benzer”. Bir diğeri filin kulağına dokunmuş ve demiş ki “fil aynı yelpaze gibi bir şeydir”. Biri filin karnına dokunmuş ve demiş ki “fil duvar gibidir”. Ve filin hortumuna dokunan da fili sert bir boruya benzetmiş. Ardından hepsi birden tartışmaya başlamışlar. Her biri filin doğasına dair haklı olduğunu düşünüyormuş. Tam o sırada oradan geçen bilge bir adam durmuş – hikayelerde hep olur ya 🙂- ve demiş ki: “Hepiniz bir noktaya kadar haklısınız. Aslında durduğunuz yerden her biriniz haklısınız. Hareket edip diğer yerlere baksanız ve deneyimleseniz başka bakış açıları geliştireceksiniz.”

Kıssadan hisse ne mi burada? Mindfulness meditasyonları sırasında hem içinde yaşadığın hem de dışarıda olan şeyleri deneyimlersin, farklı bakış açıları geliştirirsin. Bunlar da içindeki ve dışarıdaki çatışmaları çözümlemene yardımcı olur. Diğer insanları nasıl da sadece kendilerine ait bakış açısıyla kendilerini kısıtladıklarını görürsün, çünkü tek bildikleri o – filin sadece o kısmına dokunmuşlar -. Sahip olduğun bu içgörü çok büyük bir şefkat ve anlayışa sebep olur, hayata dair… Kendine dair…

Mindful tutumları tanıyıp hayatına yerleştirerek hayatı farklı bir şekilde deneyimlemeye başlarsın.

“Yargılamama” tutumu ile önyargılarını fark edersin, bunların seni nasıl kısıtladığını görürsün. Hayatta gösterdiğin performansı nasıl etkilediğini.

“Sabır” tutumu ile tıpkı kelebeği ortaya çıkarmak için ipek kozasını açmayacağın gibi bazen hayatta da bazı şeylere sabır göstermeyi deneyimlersin.

“Başlangıç Zihni” tutumu taptaze gözlerle olayları görmene, farklı bakış açıları geliştirmene yardımcı olur. Problemleri yarattığımız düzlemde çözemeyiz değil mi;)

“Güven” tutumu kendine ve sezgilerine güvenmeyi geliştirir. Zamanla hayata ve sürece de güven duymaya başlarsın.

“Çabalamamak” en yanlış anlaşılan mindful tutumlardan. Bir tohum ektiğinde sürekli su verir, toprağı eşeler, çıktı mı çıkmadı mı diye kontrol edersen tohum büyüyüp çiçek açmaz değil mi? Su, hava, ışık gibi temel koşulları sağladıktan sonra zamana ihtiyacı var kök salmak ve büyümek için. En çok da sabır göstermeye. Bu tutum bize bu anlayışı getiriyor işte🙂

“Kabul” tutumu şu anda olan neyse onunla birlikte olabilmek demek, olduğu gibi ve olmadığı gibi. Değiştirmeye çalışmadan, kontrol etmeye yeltenmeden, bizim istediğimiz gibi oldurmak için uğraşmadan… Nasılsa öyle… Bir kere olanı tanımladıktan sonra gitmek istediğimiz yere dair pek çok farklı yol ortaya çıkar.

Ve “bırakmak”. Tıpkı nefesi bırakmadan, nefes vermeden bir sonraki nefesi alamayacağımız gibi tutunduğumuz, artık bize hizmet etmeyen şeyleri bırakmadan da yenisine yer açamayız. Sonbaharda ağacın dallarındaki yaprakları bırakması gibi… İlkbaharda yeni, taze yapraklara yer açmak.

Bunlar temel Mindful tutumlar ve daha pek çoğu var. Bunları uygulayıp hayatın içine yerleştirdikçe aynı hayatı bambaşka şekilde yaşamak mümkün. Yazarının sen olduğu bir hayat.

 

Yazan : Uzm Dr Eda Uslu

Mindfulness Eğitmeni, CPCC