Online Hayatta Yönetici Olmak – prekende.org

Benzeri olmayan bir kriz ortamından geçiyoruz.  Otuz senelik iş hayatımda sayısı onu bulan küçük büyük kriz görmüş ve yöneticilik yapmış biriyim ama hiç böyle bir şey yaşamamış olmak beni de sarstı diyebilirim. Her şeyin küresel anlamda durması, bulanık, sisli puslu bir ufuk sunuyor hepimize. Unvanımız, yaşımız ne olursa olsun aynı kaygı, korku, üzüntü, tedirginliği hissediyoruz. Çoğumuz için ev ofis yaşamımız düzenimiz değişti. Yeni alışkanlıklar edinmemiz, yeni düzene ayak uydurmamız, tüm bunları hızlı dinamik bir şekilde yapmamız gerekiyor. Önem listeleri farklılaştı, ofis arkadaşlarımızla ayrı düştük ve belki de bu iş yapış tarzlarımızı da zorlayabiliyor. Hele ki şirket olarak buna hazırlıklı değilsek, altyapı eksikliğimiz var ise, kültürümüz uzaktan çalışma, iş birliği ve iletişimi çok kabullenmemişse daha da kapsamlı bir zorlanma içine girmiş olabiliriz.

Şirketlerin aslında değer sistemleri de farklılaşacak gibi ne dersiniz? Çalışanı insan olarak görmek, onun kırılgan olabileceğini bilmek ve desteklemek, resilience olgusu, çevikliğin önemi, rekabet yerine işbirliğinin öne çıkması, geliştiren, destekleyen iletişim ve çalışan için anlam yaratan liderlik bu krizin bize öğretecekleri olabilir mi?

Çalışan için anlam yaratmak, çalışanın “benim katkım hangi büyük amaca hizmet ediyor?” sorusunun cevap bulmasını sağlamak demek.  Bu da günümüz liderliğini önemli kılıyor. İnsan odaklılık ve anlam yaratmak liderliğimizi farklılaştıracak iki önemli unsur.

Salgın döneminde anladık ki, sadece kar etmek, hisse fiyatlarını yükseltmek değil önemli olan, yüksek bir amaç ve anlam yaratmak yoksa bunlar da maddi değerler de sürdürülebilir olmayacak gibi.

Peki, yeni düzende ekiplerimiz evlere dağılmışken, yöneticiler olarak etkili liderlik adına neler yapabiliriz? Üç temel olgu üzerinde durmak isterim.

Empati

Çalışanlarımızın yeni düzene alışmakla ilgili uyum sıkıntısı yaşayabileceklerini öngörebiliriz. Herkesin evi hem iş hem sosyal hayatı sürdürmek adına olumlu şartlara sahip olmayabilir. Evin içinde günlük rutini oturtmak herkes için farklı bir zaman alabilir. Bazı çalışanlar buna daha kolaylıkla adapte olup, verimli olmada hızlı olabilirlerken, bazıları normal ofis içindeki üretkenliklerini hala yakalamamış olabilirler. Bunun yanı sıra duygusal ve zihinsel olarak zorlanma bugünlerin ortak teması. Kaygı duyma, öfkeli olma, endişeli düşüncelere sahip olma çalışanların işine odaklanması açısından zorlayan ortamlar sunacaktır. Sosyal mesafelendirme, sosyal yaratık olan insana sağlık için iyi olmakla birlikte ruhsal açıdan çok da iyi gelmeyebilir.

Tüm bu koşulları düşünerek lider veya yönetici olarak empati kasımızı daha iyi çalıştırmamız gereken günlerden geçiyoruz. Anlamaya çalışmak, bunun için sorular sormak, her bireyin farklı olduğunu kabul etmek ve böyle yaklaşmak işimizi kolaylaştırabilir. Empati duymak, bunu yansıtmak çalışanlarımızla aramızdaki bağı şüphesiz ki güçlendirecektir.

Şeffaflık

Şu sıra medyanın tüm formatlarında iletişim çılgınlığı yaşıyoruz. Gerek salgın gerek ekonomik izdüşümleri konusunda makaleler, konuşmalar, tartışmalar, videolar her yerden bize ulaşmaya çabalıyor gibi. Hele ki kendimizi kaptırmışsak, haberlerden zihnimizi kurtaramayabiliriz.

Bu aşamada tüm çalışanlarımızın kendi kurumlarından alacakları temiz bilgiye ihtiyaçları var. Onları nelerin beklediğini, kurumun ne gibi tedbirler aldığını, ufuktaki planların neler olduğunu şeffaflıkla ve açık net bir dille paylaşmak bugünlerin en değerlisi. Elimizdeki bilgi neyse, çarpıtmadan, bilemediklerimizi de bilmediğimizi belirterek çalışanlarımızın güvenlerini kazanma ve devam ettirme stratejimizin olması pek yerinde olmaz mı?

Motivasyon

Bugünlerden hangimizin motivasyona ihtiyacı yok ki? İster yönetici ister takım üyesi hepimiz zorlanıyoruz. Her ne kadar bireysel motivasyonumuzdan sorumlu isek de bağlı olduğumuz yöneticinin bu konuda bizi desteklemesi paha biçilmez. Öncelikle sanki ofisteymişiz gibi her gün çalışanlarla düzenli haberleşmek, iletişimde bulunmak, takım üyelerinin birbirleriyle haberleşmesinin düzenini kurmak herkese iyi gelecektir. Ayrıca evdeki diğer kişiler dahil olmak üzere, duygu, zihin ve ruhsal durumlarını bilmek ihtiyaçları olan lojistik desteği sağlamak da bugünlerde önemli değil mi? Kişisel gelişimlerini destekleyecek online eğitimleri listelemek, erişim sağlamak, katılmalarını motive etmek de olumlu bir adım olacaktır.

Takımda zaman zaman iyi haberleri paylaşmak, hoşça vakit geçirmeye olanak sağlayacak mizaha yer vermek, takımın birbirini hangi konularda destekleyebileceğine karar vermek, takım üyelerine farklı roller atamak çözümlerimiz olabilir.

Uzun zamandır tekrarladığım bir mottom var: Gerçek lider, bugünün çalışanının zihniyle, duygusuyla, bedeniyle, ruhuyla para kazandığını bilerek, bunu sağlıklı tutmaya destek olmanın esas rekabet avantajını getireceğin bilen ve görendir. Ve bu ister ofis içi ister ofis dışı her ortam için yerinde ve geçerlidir.  Orta vadede liderlik kasımızı güçlendirmek için çalışanımızın insan olduğunu ve kırılgan olduğunu hiç ama hiç unutmamalıyız.

Sibel YÜCESAN