Oyunun Kurallarını Değiştiren “Değerlerimiz” – kadinim.com

Düşünceleriniz sözcükleriniz, sözcükleriniz eylemleriniz olur. Eylemleriniz alışkanlıklarınız, alışkanlıklarınız değerleriniz olur. Değerleriniz ise kaderiniz olur.

-Mahatma Gandhi

Ben yazıma başlarken buraya sorular bırakıyorum:

Sizi siz yapanlar neler?

Sizin için en önemli şeyler neler? Hayır, çikolata bir cevap değil.  Davranışlar, tutumlar, olaylar neler?

Etrafınıza kendinizi sorsanız sizin için nasıl sıfatlar kullanırlar?

Sizi etkileyen, size ilham veren kimler var? Onların hangi özellikleri sizi etkiliyor?

Neden bazı insanlarla daha kolay anlaştığınızı düşünürsünüz?

Yaptıklarınızdan neler sizi gururlandırıyor, neler kızdırıyor?

Haber öyküleri okurken, size nasıl bir hikâye ya da davranış ilham verir?

Ne tür bir hikâye ya da davranış sizi kızdırır?

Şimdi boş bir kâğıt alıp bu soruları cevaplamak isterseniz, değerleriniz ile ilgili sağlam bir görüş ortaya çıkarabilirsiniz.

Peki nedir değerler?

Kişisel değerler tanımıyla başlayalım. Kişisel değerler bizim için önemli olan şeyler, bizi motive eden ve kararlarımızı ve davranışlarımızı yönlendiren özelliklerdir. Aslında pusulamız gibiler.  Kaybolduğumuzda içimizden gelen fısıltılar, hatta bazen haykırışlardır değerlerimiz.

Örneğin, evet belki dürüstlüğe değer veriyorsunuz. Mümkün olan her yerde dürüst olunması gerektiğine inanıyorsunuz ve gerçekten ne düşündüğünüzü söylemenin önemli olduğunu düşünüyorsunuz. Ve iş arkadaşınızın hiç de düşünmediği gibi konuştuğunu fark ediyorsunuz. Ya da yöneticinizin bir konuyla ilgili size başka, takımın diğer üyesine başka konuştuğuna tanıklık ediyorsunuz.  Ne olur o zaman belki karnınız ağrır, belki başınız, belki de nefesinizi tutarsınız, çünkü hayal kırıklığınız vardır ve o orda kalır, birikir, silgiyle silinmez, hesabı ödenmez. Gerçek değerler böyle bir şeydir. Temel değerler, ağacı sağlam tutan dik bir biçimde göğe yükselmesini sağlayan kökleri gibidir. Can suyuna hep ihtiyaç duyar, o da değerlerimize uygun yaşamaktır.

Herkesin kendi kişisel değerleri vardır ve oldukça farklı olabilirler. Bazı insanlar rekabetçidir, diğerleri iş birliğine değer verir. Bazıları maceraya değer verirken, diğerleri güvenliği tercih eder. Birisi başarı der, diğeri sağlık, biri topluma katkı der, diğeri bireysellik peşinde koşar.  Hey yanlış anlaşılmasın, kötü değer yoktur, sahtekarlık veya yalancılık bir değer değildir.

Değerler önemlidir, çünkü değerlerinize göre yaşıyorsanız kendinizi daha iyi hissedersiniz ve eğer yaşamıyorsanız içinizdeki sıkıntı hiç geçmez, mutsuzluk peşinizi bırakmaz.  Bu hem günlük kararlar hem de daha büyük yaşam seçimleri için geçerlidir.

Örneğin, sizin için maceraya önemli bir değerse, ama aileniz ve çevreniz yerleşik bir ev iş hayatı gibi “güvenli” seçimler yapma konusunda baskı yapıyorlarsa muhtemelen kendinizi boğulmuş hissedersiniz. Sizin için, seyahat, kendi işinizi kurma veya risk ve macera için diğer fırsatları içeren bir kariyer daha uygun olabilir. Diğer yandan, güvenliğe değer veriyorsanız, bunun tam tersi geçerli olmaz mı?

Herkes farklıdır ve bir kişiyi mutlu eden şey başka bir kişiyi endişeli veya olumsuz hissettirebilir. Kişisel değerlerinizi tanımlamak ve daha sonra onları günlük hayatınıza ve kararlarınıza entegre etmek daha tatmin hissetmenize ve diğer insanlara mantıklı gelmeseler bile sizi mutlu eden seçimler yapmanıza yardımcı olabilir. Tabii ki bizi iyi hissettirecek önemli konu ise, başkalarının değerlerinin farklılığına saygı göstermek. Bu ailemiz, arkadaşlarımız da olabilir. Biz çalışkanlık diye bir değerimiz var diye, herkesin buna sahip olmasını bekleyemeyiz. Burada hepimize lazım olan mutluluk formülü, esneklik, farklılıklara saygı olabilir mi?

Pandemi döneminde değerleriniz ile ilgili bir şeyler hissettiniz mi? Her zaman peşinden koştuğunuz başarının en önemli değeriniz olduğunu düşünürken, listeniz alt üst oldu mu? Belki de sağlık öne geçti, dostluk, bağ kurma listede önde yer alıyor. Dönemsel olarak değerlerimiz yer değiştirebilir ama bizi biz yapan o ağacın kökleri yani temel değerlerimizdir ve onlar aslında hiç değişmezler, sadece keşfedilmeyi, sevilip okşanmayı ve yaşatılmayı beklerler.

Şimdi o kâğıt ve kalemi tekrar elinize alıp listenize yeniden göz atmak ister misiniz?

Sibel YÜCESAN