Yöneticiliğin Şirket Zindeliği Üzerindeki Rolü – perakende.org

İyi Ol – İyi Yönet

Zihin sağlığımızın performansımız üzerinde önemli bir etkisi var. Umut, şevk, neşe gibi olumlu duygularını besleyen insanlar hem sosyal hem iş hayatına karşı daha büyük bir ilgi ve katkı sunuyorlar.  Ve önemli bir bulgu da yöneticiler ile ilgili. İş hayatında yöneticiler birlikte çalıştıkları takım üyelerinin zihinsel olarak iyi veya kötü hissetmelerine katkıda bulunuyorlar.  Nasıl mı? Yöneticiler organizasyonun farklı yerlerinde, farklı departman ve seviyelerinde çalışırken aslen, çalışma ruhunu, kültürünü ve beklentileri inşa ediyor, kontrol ediyor, geliştiriyor ve sürdürüyorlar. Eninde sonunda bir güç dengesinden söz ediyoruz. Bu gücün, çalışanın iyi olma halini geliştirmek ve sürdürmek adına kullanılması sizce ne kadar önemli?

İş dünyasının ajandasını yüksek gerilim hattında tutan yeni dünya gerçeklikleri çalışandan beklentileri de farklılaştırıyor. Daha hızlı, daha üretken, daha yaratıcı ve yüksek performans seviyelerinde olmak ve bunu sürdürmek zorunda hissetmek çalışan için stres yaratan faktörlerin bazını oluşturuyor. Çalışanlar üzerinde stresi oluşturan pek çok etmen var: kişi bazlı faktörler, ilişkiler, çalışma arkadaşları tarzları, iletişimi, artan iş yükü, sürekli işle bağlantıda olma zorunluluğu ve evde sosyal yaşamda bu bağlantının sürmesi, işi kaybetme korkusu, fiziksel ve zihinsel yorgunluk, geç saatlere kadar çalışma, uyku düzensizliği, trafikte geçirilen saatler, sosyal ve iş hayatında sürekli kıyaslanma ve yetersiz hissetme bunlardan en önemlileri. Çalışanların bu etmenleri yönetme becerilerinin zayıflaması, tüm bunların sonucunda hastalık, depresyon, işe gelmeme, iş kazaları gibi ölçümlenebilecek sonuçlardaki artışların yaşanmasını kaçınılmaz kılıyor.

İşverenlerin yüksek değişken rekabet alanında hızla koştururken, dijital yeni dünya rüzgarında savrulup belirsizliklerle baş etmeye çalışırken, en önemli varlıkları hala insan gücü, zihni, beyni, ruhu, duygusu. Ve bunların için en öne çıkan ise zihinsel zindelik ki bu aslında bilişsel olduğu kadar psikolojik faktörleri de içeriyor.

O zaman çalışanın bu gücünün iyi olması ve bunu sürdürmesi çok önemli değil mi?

Ve peki yöneticilerin bu konuda yapabilecekleri neler var?

Öncelikle yöneticinin kendi zihninin ve psikolojisinin zindeliği ile ilgili farkındalığı çok önemli. Bu alanda kendi iyi olma halimiz için sorumluluk almamız gerekiyor.

Bireysel iyi olma hali için öneriler:

Kendimizi bilmek – Sizi mutlu ve başarılı hissettiren olguların farkında olmak adına bir liste yapın: macera, çok çalışmak, müzik, networking gibi… Bu listeyi sürekli güncelleyebilir, yeni şeyler ekleyebilirsiniz.

Kişisel gelişime odaklanmak– Yukarıdaki listenizi hayatınıza daha fazla almak adına neler yapabilirsiniz? Merakınızı çeken, öğrenmenizi teşvik eden ortamlar, bilgiler, yeni beceriler neler? Kimler size bu konuda destek olabilir? Değişim dünyasında kendimizi geliştirmek adına yapabildiklerimiz özgüvenimizi ve motivasyonumuzu artırır.

Güne hazırlanmak, mevcudiyetimizin ve yarattığı etkinin farkında olmak  – Sabah evden çıkmadan önce, birkaç dakika ayırarak duruşunuza, duygu ve düşünce durumunuza  odaklanın. Nasıl bir gün sizi bekliyor? Aklınızdan kısa bir planlama yapın. Güzel bir gün olması için nelerin mümkün olduğunu sorgulayın. Olumlu düşüncelerle güne başlamaya gayret edin.

Sakinleşmeyi bilmek – nefes ve meditasyon – Hızlı yaşam içinde zaman zaman dikkatimizi nefese odaklamak iyi gelecektir. 4 saniye nefes alın 8 saniye tutun, 4 saniye nefesi verin. Nefesin sesine odaklanmanız da mümkün. Nefesin odaklanmayı ve sakinleşmeyi beraberinde getirdiğini hatırlayabilir misiniz?

Her iş gününü zihinde bitirmek ve gecenin keyfini çıkarmak –  Her iş günü sonunda sakin bir alanda bir 5 dakika olanları analiz edip size kalan öğrenimleri görüp anlayıp, sonrasında iş gününü  zihninizde gecenin geri kalanı için sonlandırın ve keyifli şeylere yer açın.

Günlük tutmak – duyguları yazarak tanımak –  Gün içinde sizi heyecanlandıran motive eden olayları not etmek, duygu durumunuza ait not düşmek, ve gerektiği zamanlarda bu notlara tekrar göz atmak ve okumak kişisel iyi olma haline olumlu katkı sunabilir. Olumlu anıları biriktirmek zor zamanda açılan kumbara kadar heyecanlandıracaktır.

Hayatın komik taraflarını görebilmek – Hayatın uzun vadede eğlence alanı olduğunu anımsamak, çevremizdeki olaylara, kişilere mizah duygusuyla bakmak, her şeye yeniden “başlangıç zihniyeti” ve merakla yaklaşmak ve anlamak da psikolojik iyi olma halimizi destekler.

Takım arkadaşlarınızın iyi olma haline nasıl katkı sunabilirsiniz?

Her bireyin farklı olduğunu ve özünde insan olduğunu hatırlamak – Birlikte çalıştığımız insanların özünde insan olduklarını ama farklı dert ve tasaya sahip olabileceklerini, kişilik farklılıkları olabileceğini unutmamak; ruhsal, duygusal, bedensel ve zihinsel alanda zorlukları olabileceğini öngörmek herkese iyi gelen bir temel düşüncedir.

Her sabah herkesi selamlamak – Basit ama iletişim adına etkili bir selamlama, hatır sorma yine çalışma arkadaşlarımızın iyi olma haline destek olacak, bizi birbirimize yakınlaştıracak bir detay olabilir mi?

Kişilerin hikayelerine ilgi duymak, onlara özgü sorular sormak – Çalışma arkadaşlarımızın iş dışı hikayelerinin ve mevcut durumdaki önceliklerinin farkında olmak, bu farkındalık için merak duymak, sorular sormak, karşılıklı anlayışı geliştirecek ve bağ kurmamızı sağlayacaktır.    

Üçüncü seviye dinlemek – Kişileri dinlerken sadece fiziksel olarak yanlarında olup söylenenleri duymak değil, tüm dikkatimizi onların söylediklerine vererek ve hatta, duygularını anlamaya çalışarak ve satır aralarında söylenmeyenleri duymaya çalışarak mindful dinlemek, yöneticilik adına fark yaratan bir özelliktir.

Tutarlı ve güvenilir olmak – Güvenilir olmak tutarlı olmakla kol kola ilerler. Söylediklerinizle, yaptıklarınızın aynı veya paralel olması, bunun sürdürülebilir olması çalışanlar açısından çok önemlidir. Güvenin olmadığı yerde yönetici olmak iyi hissettirmez, iyi hissedemeyiz.

Karşılıklı beklentileri netleştirmek – Beklentileri karşılıklı netleştirmek, iletmek ve geri bildirim almak güveni pekiştirir. Mümkün olduğunca doğru zamanda beklentilerin üzerinden geçmek, güncellemek kişilere konfor alanı sağlar.

Çalışanları fikirlerini paylaşmaları ve katkıda bulunmaları için cesaretlendirmek – Önerilerinizi paylaşmak ve diğer çalışanların size fikir vermelerini istemek, bunları dillendirdiklerinde saygıyla karşılamak, hemen karşı çıkmamak veya çürütmeye çalışmamak, bu önerilerin gelmesine teşekkür etmek, buna zaman ve alan taşımak çok değerlidir.

Hataları öğrenme ve gelişme fırsatları olarak görmek – Hatalar hayatın bir parçası ve olmasalardı büyüyemez, gelişemezdik. Hataları gelişim fırsatı olarak gördüğümüzde başkalarını yeni şeyler öğrenmeye, merak geliştirmeye, riskleri görerek denemeler yapmaya cesaretlendirir teşvik ederiz. Bu da toplam iyi olma halimizi destekler.

Çalışanların duygularını ifade etmesine olanak vermek – Duygular, insan zindeliğinin önemli bir parçasıdır. İş hayatında her zaman her duygumuzu ifade etmeye gerek olmasa da, zaman zaman bizi zorlayan duyguları ifade etmemiz, paylaşmamız dertlerimizi hafifletecektir. Önemli olan bunlara alan açılması, bunların insani olduğunun söylenmesi, gerekirse kişilerin kısa molalar almasının teşvik edilmesi değil mi?

Takdir ve teşekkür – Hepimiz takdir edilmeyi bekler, teşekkürden hoşlanırız. Yönetici olarak, ister bir sunum, bir proje, bir bilgi, bir yardım, konunun küçüklüğüne bakmadan karşımızdakini takdir etmek, bunu sözlü iletmek, teşekkür etmek hem yöneticinin hem çalışanların ruh haline iyi gelir.

Vizyoner yönetici; bugünün çalışanının zihniyle, duygusuyla, bedeniyle, ruhuyla para kazandığını bilerek, bunu sağlıklı tutmaya destek olarak esas rekabet avantajını getireceğini bilen ve görendir.

 

Sibel YÜCESAN